Bazen konuşmak son derece manasız gelir bana. Sırf biraz daha gürültü olsun diye konuşuruz sanki. Anlatılanlar boş, dinlemek boş, yorum yapmak bomboş. Hayat hep kafasına göre yaşatmıştır kendini bizlere. Hep müdahale ettiğimizi, edebildiğimizi sanırız ama, bilmem belki de ederiz, her şeyi daha da bok etmek için. Hele ki başkalarının hayatına karışıp, akıl fikir vermeye kalkanlar. Çok aklınız varsa tavsiyem kendine saklamanızdır. Niye terzi kendi söküğünü dikemez? O yüzden ben artık hep susuyorum. Zaten aslında artık bulunduğum yerde herkes susuyor. Öyle gözlerle, kalple anlaşmak falan gibi saçmalıklar da yok elbette. Öyle bir şey orada da yoktu zaten. Bizim kendimizi avutmak, kandırmak için uydurduğumuz teraneler onlar. Konuşmadan anlaşmakmış... E o zaman burada ne olduğunu merak ederseniz, nasıl anlatılır bilmem ama sonsuz bir saydamlık, sonsuz bir sessizlik, her şey sonsuz. Bakıp da ucunu görebildiğiniz hiçbir şey, hiçbir yer yok. Mesela biten sokaklar, mesela biten kitaplar. Acaba dünya da bu kadar sonsuz muydu? Bazen hem her şeyi hatırlıyor, hem hepsini unutuyorum. Neden bilmem benim yanıma hep kötü yanları kar kalmış dünyanın. Galiba en çok onları hatırlıyorum. Aklımın almadığı bin türlü saçmalığı. İnsan denen şeyin yersiz yere yüceltilmesini. İnsan denen şeyin sırf güce sahip olduğu için yapmaya hakkı olduğunu sandığı bin türlü zalimliği. Her şeyi unutsam da bunları unutamıyorum. Oysa en çok da bunları unutmak istemiştim yola çıkarken. Ben de kalıp kavga edebilirdim sonuna kadar. Neden bunu tercih etmediğimi bilmiyorum, belki yeterince cesur değildim bunun için, belki o güce hiçbir zaman sahip olmamıştım. Bazı insanların bir şekilde düşük yaşam enerjisiyle doğduğuna inanıyorum. Ne yaparsan yap olmaz. Asla diğerleri gibi olamazsın. Bu durumda kendini farklı görüp yüceltmeye çalışmak da aptalcadır. Ama çoğu insan bu yanılgıya da düşer. Lütfen beni pohpohlayın. Çok özlediğim uykularım bana geri döndü. Artık ayrılmayacağız. Uyanıp hemen onu özleyeceğim, sonra hemen yine dalacağım. Hep böyle bir döngü. Bu da bir kısır döngü, ama hiç sıkıcı değil. Uyumaktan sıkılır mı hiç insan? O biraz eksik kalırsa ben yarım kalırım. İşte o yüzden artık hep tamım. Bu kadar bahsedince onu ne kadar özlediğimi fark ettim. Şimdi onun huzurlu kollarına bırakacağım kendimi. Kısa ayrılıklarımız hemen bitecek. Beş saniye içinde tekrar kavuşacağız.
Sonra istersek eğer devam edecek elbette…
2 yorum:
anlamsız.. kaçmak yada umutsuzluk gibi..
anlamlı olanı biliyorsan o senin olsun...
Yorum Gönder