Sözler bittiğinde yardıma koşan dokunuşlarız biz. Soğuk, şeffaf şişelere umut dolu notlar yazıp açık denizlere bırakanlarız. Ola ki uyuyanlar uyanır diye sessizce bağıranlarız. Unutulanları hatırlatanlarız. Öğretilmiş tüm duygulardan sıyrılabilenleriz
Ben bir şişenin peşine düşenim. Göndereni bulmak için denizler aşanım. Yorulup yarı yolda vazgeçenim. Geri dönüp baktığında pişmanlık duymayanım. Şimdi yalnızca sabah kapımın önüne bakmak düştü payıma. Güzel günlerim oldu. Ne iyiyi ne kötüyü hatırlamıyorum ama artık. Sanki onları ben yaşamamışım, belki başkalarından ödünç mutluluklar almışım, ödünç hüzünler. İz bırakmadan çekip gitmişler üzerimde ağırlıklarını bırakarak. Nedenini bilmediğim yorgunluklarım bundan belki de. Uyuyanlarsa uyanmazlar artık. Uyumak güzeldir çünkü. Ölüm gibi güzeldir, huzurlu, sessizdir, en korkunç kabusun ortasında sesiniz kısılır, bağıramazsınız, bundandır. Rüya bozulmasın diyedir. Bu yüzden kabuslardan uyanamayız. Herkesin işine gelir uyuyanlar. Bağırırsak çoğalırız, bağırırsak kendimizi güçlü hissederiz. O yüzden uyuturlar bizi. Uyursak görmeyiz olup bitenleri, ne kadar uzun kalırsak uykuda o kadar huzurlu olur dünya. Sahte bir huzur, huzurlu taklidi yapar dünya.
Kin duyan, nefret edenim ben. Gerekirse can alanım. Asla diğer yanağımı döndüğüm görülmemiştir vurana. Unutmayan, unutmayacak olanım. Kötülerin ayaklarıma kapanarak özür dileyeceği, yukarıdan bakışlarımla onları ezeceğim günü bekleyenim. Yorulmadan bağıran. Susarsa kabullenmiş görüneceğini zanneden. Gözlerinden öfke dalgaları geçen, kendini tanıyamayan.
Ne olduğunu bilmeyenim, ne olacağını, nereye gideceğini. Arkasında bir şey bırakmayan, elinde bir şeyi kalmayan. Belki de hiçbir zaman bir şeyi olmayan. Olduğuna inanmak isteyen, boşluğu fark ettiğinde korkunç kederlerle yoğrulan, gözyaşlarında boğulan ve düşmeye doymayan. Kendini yormadan başkalarının hayatlarına ortak olan. Kendine ait bir şeyi olmadığından başkalarınınkini ödünç alan.
Her şeyi görense benim. Gördüğünü zanneden. Duracağı, yürüyeceği zamanı bildiğini sanan. Sahte gülüşleri, dokunuşları hisseden. Midesi bulanan, kusan. Sesi duyulmasın diye ağzı kapatılan. Bazen hırsla, inatla bazen sessizce kalkıp yola devam eden. Ya da yalnızca izleyen. Dahil olmak için boşuna çabalamayan, sonu bilen. Kavga etmeyen, kabullenen. Ya da yalnızca kabullenmiş görünen.
Bitmeyen bir savaşım ben. Kendini öldüren, kendinden doğan. Ölür de bir daha doğmazsam, dinlenecek bir şeylerim kalmazsa dinleyicilerin felaketine sebep olmaktan korkan. Ben bir masalım, yüzyıllardır sıkılmadan dinlenilen. Herkes kendince adlandırır beni. Oysa yaşamım ben, her biri birbirinin aynı olan. Bitmeyi, sonra yeniden başlamayı bekleyen.
2 yorum:
sanki bir akrep yazmış gibi. ama boğa yazmış. ama güzel yazmış. güzel bir sıkıntı olmuş!
şu güzel sıkıntılarımız da olmasa nice olurdu halimiz?
Yorum Gönder